okunma
“Biraz mesafeye ihtiyacım var.”
Klasik bir ilişki cümlesi. Ama bazılarımız için bu ilişki, dış dünyayla değil… kendi duygularımızla.
Kimseyle kavga etmiyoruz. Kalp kırmıyoruz. Hatta dışarıdan bakınca gayet uyumlu, “mantıklı”, “denge insanı” görünüyoruz.
Ama içeride… pek de öyle hissetmiyoruz.
Çünkü biz duygularımızla bir tür uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz.
Duyuyoruz ama dokunmuyoruz.
Fark ediyoruz ama hissetmiyoruz.
Sanki bir duygu geldiğinde, içimizde tıpkı Wi-Fi gibi sinyal zayıflıyor.
Peki Neden Bu Mesafe?
Birçok kişinin aklında şu cümle var:
“Bu kadar ince düşünürsem baş edemem.”
Ve bu bilinçdışı inanç, zamanla bir savunma mekanizmasına dönüşüyor. Duygularla mesafeyi koruma sanıyoruz. Oysa bu, çoğu zaman kaçınma. Duygusunu bastıran insanlar dışarıdan soğukkanlı görünse de içten içe büyük bir duygusal yorgunluk yaşar. Fiziksel olarak değil de, içten içe yorulmuş hissederiz bazen.
“Sanki gün boyu taş taşımadım ama yine de çöktüm” gibi bir hâl…
Çünkü bastırılan duygu yok olmaz. Bekler.
Sıraya girer.
Ve bir gün, hiç olmadık bir anda mesela dolmuşta para uzatırken gözlerimizi dolar
Sebep? Muhtemelen para uzatmamız değil.
“Hislerimi Kontrol Etmeye Çalışıyorum.”
Anlıyorum.
Ama bir şey söylemem gerek:
Hisler yönetilmez. Yaşanır.
Zihnimiz, duygulara yöneticilik yapmaya çalıştıkça, duygular da saklanacak yer bulamaz. Oysa duygular, çoğu zaman sadece tanınmak ister.
“Üzgünüm” demek için uzun uzun açıklamalara gerek yoktur.
“Korktum.”
“Yetersiz hissettim.”
“Özledim.”
Bunları söyleyebilmek, hissetmeye yeniden yaklaşmaktır.
Kabul etmek, zayıflık değil; içsel bir yakınlaşmadır.
Uzak Mesafe İlişkiler Ne Zaman Yorar?
Mesafe, başta işe yarar gibi görünür.
Az temas, az karmaşa…
Sakinlik severiz. Hele ki kalabalık dünyalarda.
Ama zamanla şunu fark ederiz:
Kendimize de uzak kalıyoruz.
İnsan duygularıyla temas kurmadan “ben kimim?” sorusuna yanıt veremez.
Çünkü kim olduğunu anlamak için ne düşündüğün kadar ne hissettiğin de önemli.
Bazen duygudan kaçınmak, kendinden kaçmaktır aslında.
Yani “hissetmek istemiyorum” dediğimizde belki de “kendimle baş başa kalmak istemiyorum” demeye çalışıyoruzdur.
Bu Yazıyı Okuyorsan…
…belki sen de zaman zaman duygularından kaçtığını fark ediyorsundur.
İyi haber: Duygular, uzak mesafe ilişkileri sürdürmez.
Küs kalmazlar, kırgın da olsa geri gelirler.
Sen hazır olduğunda, yavaş yavaş yaklaşırlar.
Kapıyı çalmazlar bile bazen, mutfağa kadar girerler. Bir şey söylemeden, otururlar.
Uzak mesafe ilişkileri zordur; özellikle de söz konusu olan duygularsa… Ama şunu unutmamak gerek: gerçek hisler, kilometrelerle ölçülmez. Onlar, sadece içten bir paylaşım, samimi bir dokunuş ister. En yakınımızdaki insanı bazen en uzak hissederiz; çünkü kalplerimiz bazen mesafeyi yanlış okur.
Oysa duygular, hiçbir zaman gözlerimizin önünden kayıp gitmez, hep oradadır.
Haftaya yeniden görüşmek üzere 🌱
Yorumlar
0 comment