Ne güzel hayallerle yola çıkmıştık oysa! "Trabzon seni çağırıyor" dedik, yok edilen, sahipsiz bırakılan bu şehirde güzel etkinlikler yapalım, insanlara geçmişini, kültürünü anlatalım istedik. Taşın altına elimizi sokmaya da razıydık. Ama ne yazık ki, lafta her fırsatta övündüğümüz bu şehrin geçmişini, kültürünü diline dolayıp oy devşiren o güruha yine yenildik.
Bugün, molozda bir cami açılışı için seferber olan, milyonlarca lira harcayarak gösterişli şovlara imza atanlar, elbette kendi seçtikleri vekilin "Trabzon'un sorunu yok" demesini yadırgamaz. Kültür etkinliklerine bütçe harcadığını söyleyen belediyemiz ise, bizleri anlatan bu fotoğraf sergisinin açılış kokteylini bile karşılayacak bütçesi olmadığını yüzümüze vurabiliyor.
Bu şehir, ne zaman bu kadar duyarsız oldu? Şehrin yöneticileri, sivil toplum örgütleri hiçbir dönemde bu kadar vurdumduymaz olmamıştı. Aklıma merhum Nihat Genç'in Ankara'da söylediği bir cümle geliyor: "Varol... Memleketin her köşesinden beni arayıp söyleşi ve kitap iması için çağırdılar... Ama çok sevdiğim, uğruna yazıp anlattığım memleketim Trabzon'dan bir davet dahi almadım... Değer bilmezler."
Ne kadar da doğru bir sitemmiş. Trabzon, kendi değerlerine sırtını dönmekte bir numara. Bizler çırpınıp duruyoruz ama şehir, bizi de kendiyle birlikte yok etmeye yemin etmiş gibi. Kimsenin umurunda değil. Yok edilen sadece tarihi değil, bu şehre gönül verenlerin de umudu...
---
Karşılaştığım olumsuzluklar sebebiyle, emek dolu bu sergiyi maalesef iptal etmek zorunda kaldım. Yine de sizlerle, serginin konseptini anlatan bu paragrafı paylaşmak istedim.
Bazen bir fotoğraf, sadece bir kare değildir. Unuttuğunuz yolları, yeniden yaşamak istediğiniz anları fısıldar. Ben bu karelere "Yaşayan Anlar" diyorum. Onlar sizi içine çeker ve kendi hikayenizi anlatmaya davet eder. Bir fotoğraf karesi, aslında köklerinize giden bir kapıdır.
Trabzon'un dağları, yaylaları, sıcakkanlı insanları ve eşsiz ormanları henüz ölmedi. Tam tersine; bütün neşesi, coşkusu ve sıcaklığıyla yaşıyor. Gurbette yaşayan ve bu topraklara hasret duyan herkese bir çağrı niteliğindeki 70 fotoğraflık seçki, anılarla buluşma davetiyesi idi.
Bu özel sergiyi, Boztepe'deki tarihi Kızlar Manastırı'nın büyüleyici atmosferinde, keman ve yan flüt sanatçılarının eşliğinde izleyicilere sunacaktık. Bu sergi, sadece fotoğraflara bakmak değil, aynı zamanda Trabzon'un kalbinin attığı yere geri dönmek olacaktı.